Zavallı TÜİK, Mart ayı enflasyonu 1,94
Kendini kandırmaktan başka bir işe yaramıyor. Özellikle savaş süreci ile iki bayram arası petrol başta olmak üzere temel tüketim mallarında yaşanan yüksek zam oranlarını enflasyona yansımamış gibi gösteren TÜİK, nasıl bir anlayışla düşük açıklamalar yapıyor anlayan yok.
TÜİK MART ENFLASYONUNU AÇIKLADI
TÜİK ise saatin 10.00 olması ile Mart enflasyonunu kamuoyuna duyurdu. Buna göre, Mart enflasyonu yüzde 1,94 oldu. Yıllık enflasyon ise yüzde 30,87 olarak gerçekleşti. En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun yıllık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 32,36 artış, ulaştırmada yüzde 34,35 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 42,06 artış olarak gerçekleşti.
SAVAŞIN MALİYETİ FİYATLARA YANSIMAMIŞ GİBİ
Hadi be oradan…
İsrail ve Amerika’nın İran a karşı başlattıkları savaş ile birlikte tüm Dünya’yı etkileyen petrol fiyatları Türkiye’de motorini 80 liranın üzerine taşırken, halkın günlük temel ihtiyaçları olan et, süt, sebze ve meyve gibi gıdalarda yaşanan aşırı yüksek zam oranları, Ocak ayında geçmiş dönem enflasyonuna göre hesaplanan maaş arışlarını silip süpürdü.
MART AYI FİYAT FARKI RAPORU AÇIKLANDI: TARLADAN MARKETE YÜZDE 275’LİK MAKAS
Yapılan araştırmaya göre, market raflarında izlenen 41 ürünün 33’ünde fiyat artışı tespit edilirken, üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkında zirvenin sahibi karnabahar oldu. Karnabahar Yüzde 275,8 Fiyat Farkıyla Zirvede. Üreticinin bin bir emekle yetiştirdiği bu kış sebzesi, nihai tüketicinin filesine girene kadar değerini neredeyse dörde katlamış oldu. Yüzde 275,8’lik bu devasa fark, lojistik, depolama, fire payı ve pazarlama gibi unsurların tarımsal ürünlerin nihai fiyatına ne denli etki ettiğini kanıtlar nitelikte.
Domates 150 TL. Patlıcan 200 TL. Salatalık 120 TL. Limon 100 TL ile portakal ve Elma gibi kış meyvelerinin kilo fiyatı ise 80 ile 150 TL. Arasında değişirken, etin fiyatı 1000 TL. Üzerine çıkmış durumda.
Türkiye nüfusuna baktığımızda yüzde doksanının emekli, asgari ücretli, öğrenci ve işsiz olduğu göz önüne alındığında hiçbir şeyin güllük gülistanlık olmadığı, milletin evine sadece ekmek götürebildiği, yarınını düşünemediği açıkça ortaya çıkarken, aynanın ön yüzünde sergilenen tokluk, şatafat, gösteriş, israf gibi reklamların sadece yüzde 5 lik kısmını kapsadığı bahanesi olmayan bir gerçek olmaya başladı.
MAAŞ ARTIŞ ZAMANI HERŞEY GÜZEL
Özellikle emekli başta olmak üzere çalışan kesim için maaş artışları enflasyon oranları temel alınarak hesaplanırken her şeyin normal gibi gösterilmesi ve istediğimiz gibi yürüyor denilmesi oyalama dışına çıkmayan görüşler olurken, gerçeğin kendisini dibine kadar yaşayan halkımız bunalım sınırlarını delip geçti gibi.
TUİK denilen kurumun güvenilir bir yanı olmadığı apaçık ortadayken, bazı kurum ve kuruluşların enflasyon tespitlerindeki farklı oran açıklamalarının dikkate alınmadığı gerçeği, istenilen her şey istedikleri gibi yapılıyor görüşünden başka işe yaramıyor gibi.
TUİK verilerinin gerçeği yansıtmadığı ortadayken milletin bu kuruluşun açıklamalarına gebe kalması bardağı çoktan taşırmış gibi görünse de bizden olana mubah bizden olmayanın sırtına yükle gitsin anlayışı bir şekilde yoluna devam ediyor.
Haber /MEHMET DUMAN













Benzer Haberler
Bankamatik Personelleri
Hazardağlı Kavşağında Görüntü Kirliliği
Şehrin Geleceğini Düşünmek Çok mu Zor?
Nerede kaldı, Türkiye’m kart
Zavallı TÜİK, Mart ayı enflasyonu 1,94
Bir Pertek Köprüsü Hikâyesi
Sözde Hizmet, Kördüğüm Oldu
Gördüklerimize İnanmak İstemedik