Ateşkes İnandırıcı mı ?
Ateşkes İnandırıcı mı ?
Anadolu Haberin kıymetli okuyucuları, bu anki manzaraya bakılırsa, İran, ABD ve İsrail arasındaki bu ateşkes için "inandırıcı olmaktan ziyade "zorunlu bir nefes alma molası" demek daha doğru olur. 8 Nisan 2026 itibarıyla sağlanan bu iki haftalık geçici ateşkesin arkasında çok ciddi bir diplomatik trafik var, ancak zeminin hala çok kaygan olduğunu söyleyebiliriz.
Yazımızın ana temasına geçmeden daha önceki haftalarda Trump’ın dolayısı ile ABD‘nin beklemediği mukavemet karşısında sıkıştığını ve çıkar yol aldığını belirttiğimi hatırlatmak isterim
İnandırıcılığını ve sürdürülebilirliğini sorgulatan temel noktalar şunlar Ateşkesin Kırılganlığı
Enerji Krizi Hürmüz Boğazı'nın kapatılması petrol fiyatlarını 100 doların üzerine taşıyınca, küresel ekonomi alarm verdi. Trump yönetimi üzerindeki ekonomik baskı, bu "iki haftalık" geri adımı tetikleyen en büyük unsurlardan biri.
Askeri Stoklar Analizler, özellikle İsrail ve ABD'nin hava savunma sistemleri (önleyici füzeler) ve akıllı mühimmat stoklarında azalma olduğunu, bu sürenin bir nevi "lojistik tazelenme" olarak görüldüğünü belirtiyor.
Tarafların Çelişen Beklentileri ABD & İsrail Kanadı, Trump "zafer" ilan etse de İsrail tarafında (özellikle Netanyahu cephesinde) huzursuzluk hâkim. İsrail'in ateşkesi Lübnan'ı kapsamadığını iddia etmesi, çatışmanın her an başka bir cepheden yeniden alevlenebileceğini gösteriyor.
İran, dini lider ve üst düzey komuta kademesindeki kayıplara rağmen askeri yapısını korumuş görünüyor. İran için bu süreç, yaptırımların kalkması ve bir "çıkış yolu" (off-ramp) bulmak için son şans gibi görülüyor.
Masadaki Temel Sorunlar Çözülmedi ama Ateşkesin inandırıcılığını en çok sarsan durum, savaşın asıl sebepleri olan nükleer program ve bölgesel vekil güçler (Hizbullah vb.) konularında henüz somut bir uzlaşmanın olmaması. Cuma günü İslamabad'da başlayan müzakereler, bu iki haftalık molanın kalıcı bir barışa mı yoksa daha büyük bir fırtına öncesi sessizliğe mi evrileceğini belirleyecek.
Ateşkes şu an için gerçek politik bir gereklilik olduğu için "geçici olarak" gerçek. Ancak tarafların birbirine güveni sıfıra yakın. Eğer İslamabad'daki görüşmelerden İran'ın 10 maddelik teklifi üzerine bir mutabakat çıkmazsa, 15. Günde belki de bu süre dolmadan bombardımanların tekrar başlaması kimseyi şaşırtmayacaktır.
Sizce bu "iki haftalık süre" Trump'ın bir seçim yatırımı mı, yoksa gerçekten bölgede kartlar yeniden mi dağıtılıyor?
İran’ın masaya koyduğu ve "Hürmüz Boğazı'nın açılması" karşılığında sunduğu 10 maddelik teklif, aslında bir ateşkesten ziyade bölgedeki tüm dengeleri Tahran lehine kalıcı olarak değiştirmeyi hedefleyen bir "elinin güçlülüğünden kaynaklanan " paket.
İran’da bu şartlarla hem askeri bir nefes almayı hem de savaşın yarattığı yıkımı ekonomik kazanca çevirmeyi amaçlıyor.
İran'ın 10 Maddelik Ateşkes Paketi
- Tam ve Kalıcı Saldırmazlık Garantisi: ABD'nin İran'a yönelik askeri operasyonları ve suikastları süresiz olarak durduracağına dair bağlayıcı bir taahhüt vermesi.
- Hürmüz Boğazı Kontrolü: Boğazın yeniden açılması ancak geçişlerin İran Silahlı Kuvvetleri ile koordineli ve kontrollü bir şekilde yapılması (Bu, İran'ın boğaz üzerindeki egemenliğini ABD'ye tescil ettirmek istemesi anlamına geliyor).
- Yaptırımların Kaldırılması: Hem ikincil hem de doğrudan (birincil) tüm ekonomik yaptırımların derhal ve tamamen iptal edilmesi.
- Tazminat Ödenmesi: Savaş süresince meydana gelen yıkım ve ekonomik zararların karşılanması için İran'a "savaş tazminatı" ödenmesi.
- Dondurulmuş Varlıklar: ABD ve müttefikleri tarafından bloke edilen tüm İran fonlarının (milyarlarca dolar) serbest bırakılması.
- Nükleer Hakların Tanınması: İran'ın uranyum zenginleştirme hakkının kabul edilmesi (ancak nükleer silah edinmeyeceğine dair sembolik bir taahhüt eşliğinde).
- Bölgesel Çatışmaların Durdurulması: Lübnan, Irak ve Yemen dahil tüm cephelerde İran ve müttefiklerine yönelik saldırıların sona ermesi.
- ABD Güçlerinin Çekilmesi: ABD askeri varlığının bölgedeki üslerden ve operasyon noktalarından tamamen çekilmesi.
- BM Kararlarının İptali: İran aleyhindeki tüm BM Güvenlik Konseyi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) kararlarının feshedilmesi.
10. Güvencesi: Bu şartların tamamının BM Güvenlik Konseyi tarafından onaylanarak uluslararası hukukta bağlayıcı hale getirilmesi.
İran bu şartları bir "zafer ilanı" gibi sunarken, ABD ve İsrail cephesi için bu maddelerin çoğu kabul edilemez görünüyor.
Genel olarak bu ateşkese ve barışa çıkarları açısından karşı olan İsrail, ateşkesin Lübnan'ı kapsamasını reddediyor, Hizbullah'ı vurmaya devam ediyor.
ABD, Hürmüz Boğazı'nda kontrolün tamamen İran'a bırakılmasını küresel enerji güvenliği için bir "teslimiyet" olarak görüyor.
Şu anki iki haftalık süreçte Pakistan'ın (İslamabad) arabuluculuğunda bu maddelerden hangilerinin "esnetilebileceği" tartışılıyor.
Kıymetli dostlar savaşın başlangıcında masada bu maddelerin sadece dördü varken Amerika masayı devirmiş maddeleri ağır bulup kabul etmemiş İran’ı vurmaya başlamıştı sizce İran, on maddelik bu kadar ağır şartlarda diretirse 15 günün sonunda barış masada kalabilir mi? Kalırsa bu ABD ve İsrail’in bu savaşta yenildiğinin resmiyeti olacaktır.
Zaten ateşkes sonrası masaya ağır şartlar koyan taraf her zaman galip olanlardır. Selam ve Saygılarımla.












0 Yorum