Atılan Taş Dönüp Yarar Baş
Atılan Taş Dönüp Yarar Baş
Söylemezsem olmuyor diye başlayıp dilden dökülen kelimeler, gönülden olmayınca atılan taşlar dönüp kendi başınızda patlayabiliyor.
İyi güzelde kardeşim yorum mu yapıyorsun, tenkit mi ediyorsun, takdir etmeye gözün mü kesmiyor da uzanamadığın ciğere murdar diyerek ortaya çıkmak istiyorsun demezler mi adama. Elazığ Bizim eller 23 basın gurubu kalkmış, çalışmalarıyla bu şehre bir nebze olsun çivi çakma gayretinde olan insanlara teşekkür etmek amacıyla bir organizasyon düzenlemiş. Çağrılmadın ya da gelmedin neticede orada değildin. Peki, olmadığın, bilmediğin, izlemediğin program için bu nasıl bir taş atmaktır. İnsanları yaptıkları işlerle yadırgamak ya da plaket alacak insanlara nasıl seçildi ne başarıları var dercesine çamur atamaya kalkışmak yakışıyor mu size.
Bak kardeşim beni tanırsın tanımazsın bilmem ama sizin saçınızdaki saç telinin sayısı kadar benim bu camiada geçmişim var. Yaşın yeter mi geriye gitmeye ama 35-40 yıl önceki gazete arşivlerine bakarsan anlarsın ne demek istediğimi.
Ayrıca duvarda asılı olan yazılara bakıp da bir insanı yargılayacağına teşekkür etmesini bilsen daha çok takdir edilirsin. Sonuçta sana demezler mi, bak adam şehir için bir şeyler yapmaya çalışıyor, istihdama katkıda bulunuyor bu kötü bir şey mi?
Benden sana tavsiye olsun, senin patronun sevdiğimiz saydığımız birisi. Sen bilirsin ya da bilmezsin ben yıllarca senin bu kadar sorumsuzca hareket edebildiğin gazetede köşe yazarlığı yaptım. Bak ben senin patronuna kalkıp ta diyor muyum inşaat yapıyor, mobilyacılık yapıyor kendi işine baksa daha iyi olur. Bilakis teşekkür ediyorum şehre değişik iş kollarında katkı sunuyor hizmet veriyor, çivi çakıyor. Ayrıca düşünsene hangi gazetenin ya da televizyonun sahibi sadece sizin görmek istediğiniz gözle işlerini yürütüyorlar, hepsinin ayrı, ayrı değişik işleri yok mu sizce, geçim kaynakları sadece basından mı geliyor?
Bir de bu saldırılarınla kalmadan, plaket almaya layık görülen insanlara ve seçici kurula da laf göndermişsin aklın sıra. İstersen sorup soruşturaydın biraz teşekkür edilen bu insanları. Sinan Akılotu, Gazze’ye, Türkiye ve Elazığ’ ı temsilen yardım götürmeye çalışan Sumud filosuna katılan ve ulusal medyanın gündemine gelen, ölümle burun, buruna kalan birisi olarak teşekkür edilmez mi sizce. Prof. Dr. Fatih Serhat Erol, Beyin Tümörü konusunda yaptığı çalışmalarla, Prof. Dr. Canan Aksu Canbay, sosyal farkındalık konusunda yaptığı çalışmalarla, Ömer Ahmet Turan Elazığ’ı temsilen katıldığı Türkü yarışmalarında kazandığı birinciliklerle ve diğerleri yaptıkları hizmetlerle bu şehre katkı vermişlerse onlara teşekkür bir borç değil midir?
Sözlerimin arasına şunu da eklemek isterim ki seçici kurul kim nasıl seçmiş derken, yapılan anketler, basın ve Harput sanayici ve işadamları derneğinin bu kurulda olması sana yeterli gelmiyorsa oda bizim eksikliğimiz olsun seni kurula davet etmeyi unutmuşuz.
Aklınıza takılmadan söyleyeyim bu organizasyonun içerisinde bende vardım. Tanırsın tanımazsın bilmem ama hatırlatayım biraz.
Mehmet DUMAN,
Anadolu gazeteciler ve yazarlar derneği (Merkezi Bursa) genel merkez yönetim kurulu üyesi
Asgd Elazığ şube başkanı
Amatör futbolcular federasyonu yönetim kurulu üyeliği,
Elazığ gazeteciler ve yazarlar derneği ikinci başkanlığı,
Anadolu haber sitesi imtiyaz sahibi,
Onuncu köy gazetesi genel yayın yönetmeni,
Zaza TV spor müdürü ve program yapımcısı,
TV. Futbol yorumcusu,
Saha komiserleri derneği yönetim kurulu üyesi ve genel merkez eğitim danışmanı,
Türk Dünyası gazeteciler federasyonu üst kurul delegesi,
İnternet gazetecileri federasyonu üst kurul delegesi,
Onlarca gazetede köşe yazarlığı, yayın kurulu ve müdürlük.
Şiir kitabı,
Ayrıca sayamayacağım onlarca kulüp ve dernek yöneticiliği.
Atalarımız ne kadar doğru söylemiş, ” on defa dinle, bir defa konuş”.
Esenkalın.












0 Yorum